Carmina Burana....
İnsanın bu kadar sevilen bir şarkının aslında meşhur Faşist Diktatör Adolph Hitler'e ithafen bestelendiğini düşününce içi titrese de, müziğin kendini alıp götürmesine engel olamıyor. Yıllardır İzmir devlet Opera ve Balesinde her sergilendiğinde biletleri satışa çıktığı gibi tükenir biletleri.
Carmina Burana (beuren'in şarkıları) 1803'te bavyera yöresinde münih'in güneyinde benediktbeuern kasabasındaki benedikten manastırında bulunan ve tarihi 13. yüzyıl'a dayanan metinlerdir, Carl Orff bu metinleri orijinal melodilerini kullanmadan bir cantata olarak bestelemiş,
Carl Orff'un trionfi adlı sahne kantatı üçlemesinin ilk bölümüdür. Kutsal olmayan (profane) şarkılar anlamına gelir.
Metni orta çağ avrupası'na ait şiirlerden oluşur. Carl Orff' un yalınlık arayışının en güçlü örneklerinden olup, 20. yüzyıla damgasını vurmuş iki neo-primitif eserden biridir (Diğeri : le sacre du printemps). Cantus planus geleneği, lutherien korolar, italyan operası gibi esin kaynaklarına dayanan eserde, Carl Orff'un amaçladığı, 13. yy müziğini kendine has bir tarz ile yeniden canlandırmaktır.
Orkestrasyonu her ne kadar renkli ve ustaca olsa da tematik gelişme ve kontrpuan eksikliği yüzünden eleştirilmiştir, oysa bunlar Carl Orff'un amacına uygun özellikler değildi.
Eserin en iyi yorumu, şüphesiz eugen jochum'un dietrich fischer-dieskau ile yaptığı kayıttır. Diğer önemli kayıtlarsa, welser-möst, mehta, muti, prévin, ormandy, ozawa, dorati, plasson şeklinde sıralanabilir.
Trionfi üçlemesinin diğer iki bölümü: catulli carmina ve trionfo di afrodite'dir
Tüm bölümleri ile carmina burana aşağıdaki sıradan gider, ama carmina burana dendiğinde akla gelen ilk olarak o fortuna, ardından da fortune plango vulnera olur,
İçerik:
Not: (Link'e tıklayınca sözlerin olduğu sayfaya yönlenirsiniz.)
- Fortuna Imperatrix Mundi (Fortune, Empress of the World)
- I. Primo vere (In Springtime)
- Uf dem anger (On the Lawn)
- II. In Taberna (In the Tavern)
- III. Cour d'amours (The Court of Love)
- 15. Amor volat undique (Boys chorus with soprano)
- 16. Dies, nox et omnia
- 17. Stetit puella
- 18. Circa mea pectora
- 19. Si puer cum puellula
- 20. Veni, veni, venias (Double chorus with two pianos and six percussionists)
- 21. In truitina
- 22. Tempus est iocundum (Two pianos, percussion and all vocalists except tenor)
- 23. Dulcissime
- Blanziflor et Helena (Blanziflor and Helena)
- 24. Ave formosissima (Three glockenspiels with independent parts)
- Fortuna Imperatrix Mundi (Fortune, Empress of the World)
- 25. O Fortuna (Fortune, Empress of the World)
İçeriğine yönelik biraz ipucu vermek istersek
ama me fideliter!
fidem meam, nota,
de corde totaliter, et ex mente tota!
sum presentialiter; absens in remota
quisquis amat taliter, volvitur in rota.
sadakatle sev beni!
bak, tüm kalbim ve ruhumla sadığım ben!
uzakta olsam da buradayım.
bu kadar seven, bilir yolları aşmayı.
Herşeye rağmen insan mutlaka hayatında bir kere bile olsa canlı performansla bu eseri izlemeli. Hala izlemediyseniz acele edin...


























Bizans İmparatoru Justinyen’in MS.6.yy.’da St.Jean adına yaptırdığı bazilika,Ayasuluk Tepesi’nde yer almaktadır.40X110 metre boyutlarındadır.Batıdan girilen yapının planı bir haç’ı andırır.
Efes’lilerin ilk yerleşimlerinin bu tapınağın olduğu yerde bulunduğu bilinmektedir.Daha sonra bir depremle tapınağın yıkılması üzerine Roma İmparatorluğu’nun yardımı ile Efes’liler tapınağı yeniden ve daha gösterişli bir biçimde inşaa etmişlerdir.Dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen Efes Artemis Tapınağı’nın bugün sadece temel kalıntıları bulunmakatdır.
Efes Harabeleri’nin en güzel yapılarından biri olan tiyatro oldukça sağlam kalmış ve restorasyonlarlabugün de Efes Festivali gibi şenliklerde rahatlıkla kullanılmaktadır.Bu güzel ve 25.000 kişi kapasiteli büyük bir tiyatronun kuzey batısında 2 ionik sütunlu hellenistik bir çeşme yerleştirilmiştir.Tiyatronun ilk kez hellenistik dönemde yapıldığı bilinmekte ise de bugüne gelen tiyatronun İmparator Cladius zamanında yeniden inşaasına başlatıldığı,İmparator Trianus (98-117) döneminde tamamlandığı bilinmektedir.Tiyatronun ön kısmında oldukça sağlam ve iri taşlardan yapılmış soyunma yerleri belirgin şekilde görülmektedir.Bu mekanlar günümüzde " Efes Festivali " için sanatçıların soyunma yerleri olarak kullanımaktadır.İlk döneminde 3 katlı olan tiyatro her biri 22’şer basamaklı üç bölümden oluşur.Sahne binası 18 metre yüksekliğindedir.MS. 54 yıllarında St.Paul ’un bu tiyatrodan Efes’e seslendiği ve büyük tepkiyle karşılandığı rivayet edilir.25X40 ebatlarındaki sahnenin arka duvarları son derece süslü ve nişler içinde heykellerin bulunduğu bir görünüm taşımaktadır.Akustiğin çok iyi olduğu tiyatroda,sahnenin görünmesini sağlamak açısından tribün çok dik inşaa edilmiştir.
Agora’nın güney yanında yer alan Celsus Kitaplığı,MS.135 yıllarında Asya Konsülü Julius Celsus Halemaeanus adına oğlu Julius Agiula tarafından Romalı Mimar Vitruoya’ya yaptırılmıştır.60.92x16.72 metre ebatlarındaki dıştan iki katlı içten 15 metre yüksekliğinde tek bir salondan oluşur.Salonu çevreleyen 3 katlı galerilerden duvarlara serpiştirilmiş pencerelerden ışık süzülür,arka duvardaki bir kapıdan Celsus’un mezarına geçilir.Celsus’un burada bulunan heykeli bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.
İzmir ili Selçuk ilçesinde Yedi Uyurlar Mağarası bulunmaktadır. Yedi Uyurlar yüzyıllar boyunca Anadolu’da yaşayan ve din kitaplarına da girmiş bir öyküdür. Yedi Uyurlarla ilgili Selçuk’taki mağaranın yanı sıra Anadolu’da, Diyarbakır Lice ilçesine 15 km. uzaklıktaki İnceburun Dağları’nda da aynı isimli bir mağara bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Yedi Uyurların Afşin-Elbistan, Eskişehir ve Tarsus’ta da makamları vardır.